11 Mayıs 2015 Pazartesi

Adım adım, pozitif doğum...

Geçtiğimiz Cumartesi, duyurduğum gibi, İnanna Kadın Farkındalık Merkezi'nde Pozitif Doğum buluşmamız için toplandık!
11 kadın, harika bir çember kurduk ve doğum hakkında hissettiklerimizi konuştuk. 2 saat ne çabuk geçiyormuş öyle! Birbirimizden ilham aldık, yeni soru işaretleri değiş tokuş edildi, hikayelerimizi döktük ortaya...

Sadece kadın kadına olmanın bile başlı başına bir sihir olduğuna inanıyorum zaten. Bu çember de sihirliydi. Bir sonrakini iple çekiyorum!










7 Mayıs 2015 Perşembe

Pozitif Doğum Buluşmaları geri döndü!

2011'de kurulan DOĞANA Doğumda Kadın Hakları Derneği, bu yıl yeni yönetim kadrosuyla tekrardan aktif hale geldi.
Dernek olarak ilk etkinliğimizin "Pozitif Doğum Buluşması" olmasına karar verdik.

İki yıl önce kendi çapımızda Yoğurtçu Parkı'nda toplaşıp doğumu konuşmuştuk, tadı da damağımızda kalmıştı. Milli Hill ve Positive Birth Movement'ı da zaten düzenli olarak takip ediyorum, heyecanla izliyorum hatta!

Peki, bu buluşmada neler olacak?

Bir kere, kadınlar olacak! :) Çember usulüyle oturup, sakince ve yavaşça, birbirimizi dinleyeceğiz. Bu "çember" mevzusu hakkında ayrıca yazmam lazım aslında. Şimdilik şöyle özetleyeyim, sırayla konuştuğumuz, birbirimizi sakinlikle dinlediğimiz, herkesin kendini özgür hissettiği bir sohbet şekli 'çember'. 

Doğum ile ilgili konuşurken, hepimizin söyleyecek çok şeyi, sormak istediği pek çok sorusu olabiliyor. Bu yüzden pozitif doğum buluşmalarımız için de en uygun formatın bu olacağına karar verdik. Ama kimbilir, onca kadın bir araya gelince ortaya muazzam enerjiler dökülebiliyor. Sohbet kendi dinamiğini yaratır, kendi yolunu bulur, ona da eyvallah!

Çemberimizde asıl konumuz "sence doğum nedir?" olacak... Kendi görüşlerimizi, deneyimlerimizi paylaşıp ortaklıklarımızı ve farklılıklarımızı keşfedeceğiz.

Buluşmada en çok önemsediğimiz şey, kullandığımız dilin pozitif olması.Bu ne demek? Doğumla ilgili kötü şeylerden bahsetmek yok mu demek? Hayır. Doğum doğal, zor, keyifli, yoğun ve kişiden kişiye çok farklılıklar gösterebilen bir süreç. Ama bizim (ve tabii Pozitif Doğum Hareketi'nin) başlıca amacımız, doğum deneyiminin pozitif bir dille konuşulmasının yaratacağı olumlu etki. Bugüne kadar hepimiz birilerinden doğum hikayeleri duyduk. Hastane şartlarıyla, sağlık çalışanlarının tavırlarıyla ve doğumun kendisiyle ilgili negatif şeyler bir yerlerde aklımıza kazındı. Bunlarla ilgili farkındalık kazanabilmek ve doğumun 'aslında ne olduğu' ile ilgili konuşabilmek için, bugün hala dünyanın 30'dan fazla ülkesinden bu Pozitif Doğum Buluşmaları düzenleniyor.

Bizim niyetimiz de kadın kadına oturup, doğumu konuşmak. Hepsi bu!


İlk etkinliğimize katılmak için dogana@dogumdakadinhaklari.com adresine bir mail atmanız yeterli. Etkinlik ücretsiz olacak. Ama İnanna Kadın Farkındalık Merkezi'ne bize yer açtığı için katkı sağlamak isteyenler, çıkışta armağan çanağına gönlünden geçen bir miktarı bırakabilecekler.

Etkinliğin facebook sayfasına da göz atın: https://www.facebook.com/events/674305736009179/

Buluşacağımız mekan, Niyaz ve Şaylan'ın geçtiğimiz yıl açtıkları İnanna Kadın Farkındalık Merkezi de nefis bir yer, hiç değilse bir çaylarını içmeye gidin! :)



Bütün kadın arkadaşlarım bu buluşmaya davetli. Şimdilik ayda bir bile olsa, bu buluşmaları düzenli olarak yapmak niyetindeyiz. Bakalım nasıl olacak!

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Doğru konuş!

Doğadan markasının “Kadınlar ne ister?” temalı reklamını görmüşsünüzdür. Yayınlandıktan kısa bir süre sonra sosyal medyada tepki topladı, hakkında kampanyalar başlatıldı ve bu sayede kısa süre içinde firma, reklam için özür diledi. Reklam tüm mecralardan kaldırıldı ve bir özür daha yayınlandı.

İzlemeyenler için özet geçeyim. “Kadınlar ne ister?” diye başlayan reklam, şirin görüntülerle şunu anlatıyor: Kadınlar alışveriş ister, güzel yemekler ister, çanta ister, ayakkabı ister, zayıflamak ister. Bir de o sizin yeşil çayınızdan ister. Yeşil çay kolay, ama diğer istediği şeyler cümle erkek alemine fenalık getirten şeyler. Kadınlar bu klişelerden ibaret...

2 günde 20 binden fazla kişinin bu reklama böyle öfkeyle karşı çıkmasının sebebini anlatacak değilim. Kadınlar olarak, küçültülmenin, kalıplara sokulmanın ne demek olduğunu zaten biliyoruz.

Beni en çok şaşırtan,üzen şeylerden biri de, bu reklam için“ya evet, aynı beni anlatmış!” diyen kadınların da olması. Yorumlara baktığımızda, “eheh evet bütün kadınlar böyle, bu kadarcık” diyen erkekleri anlamak çok zor değil ama bir kadın olarak bunu kabul edip eğlenceli bulmak, benim için hala anlaşılması zor birşey. Üzücü en azından.



...Yazının devamı için tıklayın!



Reklama cevap olarak Zeyno Pekünlü'nün hazırladığı metinle yayınlanan video da bu: