26 Şubat 2013 Salı

Ay Halleri - II: Hangi evrede ne yapmalı?


Ay’ın ve Güneş’in konumuna göre Ay, Dünya’dan 7 farklı biçimde görülüyor. Buna göre Dünyamız için 8 evrede Ay, döngüsünü tamamlamış oluyor.
Bir önceki yazıda Ay’ın evrelerinin kadınlık döngüleri ile ilişkisinden bahsetmiştim. Biliyoruz ki Ay’ın hangi evrede olduğu yalnızca kadınları değil, bütün dünyayı etkiliyor. Sadece spiritüel veya astrolojik etkilerinden bahsetmiyorum; bitkilerin ve hayvanların yaşamsal döngüleri ve tüm Dünya üzerindeki etkileri de yüzyıllardır biliniyor ve çoğu insan ve topluluk yaşamsal faaliyetlerini bu etkilere göre düzenliyor.
Bugün bırakın gökyüzüyle, üzerinde yaşadığımız toprakla bile bağlantımız bunca zayıfken, yine Ay’dan etkileniyor olmamız mümkün mü?

Evrelere ve dünya üzerindeki etkilerine sırasıyla göz atalım:

Yeni Ay - Hilal: Ay’ın karanlık yüzünün Dünya’ya dönük olduğu, görünmediği zaman. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde “Ay karanlıkken hiçbir iş yapılmaz!” dendiğini biliyor muydunuz? Ekilen tohumlar büyümez, kurulan salçalar iyi olmaz, turşular çürürmüş. Bu nedenle çiftçiler bu zamanda bahçeleri ve ekinleri ile pek ilgilenmiyorlarmış.
Ay’ın dünyaya ne kadar yakın olduğunu, nerede olduğunu, hangi evresinde olduğunu gözleyen balıkçılar, Yeni Ay’da ayın doğuşunu ve batışını göremediklerinden avlanmayı tercih etmiyorlar.
Astrolojik etkilerine baktığımızda, ayın bu zamanı Ay ile Güneş kavuşum açısı yaptığından bir yenilenme, başlangıç etkisi yaratıyor.

Güneş isteklerimizi, hırslarımızı ve eril yönümüzü simgelerken Ay duygularımızı ve sezgilerimizi sembolize ediyor. Bu iki unsurun karşı karşıya gelmesi de yeni fikirler için en uygun zaman olduğunu söylüyor.
Mitolojide Yeni Ay, “Genç Kız”ı simgelerdi. Biz kadınlar için de Yeni Ay demek, aybaşı demek. Gecenin karanlığı sayesinde hormonlarımız ve tüm varlığımız dinlenmeye, düşünmeye, içsel temizlikler yapmaya müsait. Adet gören kadınların toplumdan uzakta inzivaya çekilmesi, sanıldığı gibi “lanetli” olduklarından değil, kendi doğalarını gerçekleştirebilmeleri içindi. Kadınların o günlerde hiçbir iş yapmaması, ekmek mayalamaması ve uzaklarda dinlenmesi aslında ne kadar doğal ve ne kadar yanlış anlaşılmış!

Ay’ın karanlık olduğu zamanı ve hilal biçiminde görülmeye başlığı zamanı bugün Yeni Ay olarak kabul ediyoruz. Aslında burada iki evre var ve bu ilk 7 günlük süreç Yeni Ay olarak değerlendirilebilir.

Kısacası Yeni Ay zamanında yapılacak en iyi şeyler; dinlenmek, okumak ve yazmak, meditasyon yapmak, dostlarla vakit geçirip sohbet etmek, gezintiler yapıp bol bol düşünmek…

İlk Dördün: Ay’ın yarısının görünür olduğu hal. Yeni Ay ile Dolunay arasındaki zamanda ayın yarım olarak göründüğü evre aslında ilk dördün (first quarter) ve şişkin evre’yi kapsıyor (waxing gibbous).
Bizim için harekete geçmeye en uygun zaman. Yeni Ay’da dinlendik, yeni kararlar aldık ve artık uygulamaya hazırız. Dolunay’da enerjimiz maksimuma ulaşmadan önce başlangıçlar yapmanın tam zamanı.
İlk Dördün’ün simgeleyen “Kadın” artık olgunlaşmış olmayı, genç kızlık ile kocakarılık arasındaki evreyi sembolize ediyor.

Dolunay: Güneş’ten aldığı ışığı bütün gücüyle dünyaya yansıtan Ay’ın dünyadaki bütün sulara ve yaşama da hareketlilik getirdiği bir zaman. Bu kısacık evrede denizler kabarıyor, nehirler daha hızlı akıyor, hayvanlar hareketleniyor ve çiftleşme güdüleri yoğunlaşıyor ve bütün bu etkilerin benzerlerini insanlarda da görmek mümkün. Dörtte üçü sudan oluşan bir canlı olduğumuza göre, eh, pek mantıklı :)
Dolunay gecelerinde uyumakta zorluk çekilebiliyor, aşırı güdülenme nedeniyle huzursuzluk veya kafa karışıklığı hissedilebiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre suç oranlarında da ciddi bir artış görülüyormuş!
Peki Ay ile uyum içerisinde olup da Dolunay enerjisinden faydalanmaya karar verirsek?

Yeni Ay’da kabuğuna çekilip İlk Dördün’de harekete geçen enerjimiz, Dolunay’da en verimli haline ulaşır. İsteklerimizi gerçekleştirmek, önemli atılımlar yapmak için en uygun zamandır. Dolunay’daki yoğun enerji yüksek sesle konuşmamızı ve kendimizi en iyi biçimde ifade edebilmemizi sağlayabilir. Genç kızlığını ve kadınlığını tamamlamış Ay Hanım artık Kocakarı evresindedir; biz de bu birikmiş bilgelikten bütün ay boyunca faydalanabiliriz…

Yeni Ay'da adet gören kadın da 14 günü tamamlamış ve yumurtlama evresine girmiştir artık, hamile kalmak için de güzel, romantik bir dolunay gecesi :)

Son Dördün: Dolunaydan sonraki iki evreyi –son dördün (last quarter) ve şişkin evreyi (wanning gibbous) ifade eder.
Bu ayki işleri nihayete erdirme, kenara çekilmek için hazırlanma zamanıdır. Birçok astroloji uzmanına göre sesini duyurmak için de iyi, verimli geçen bir aydan sonra yaptığınız işleri yaymak, tanıtım ve reklam için uygun bir zaman olduğu söyleniyor.

24 Şubat 2013 Pazar

Ay Halleri

Grandmother Moon by Lynda Hoffman


Adet görmek, aybaşı olmak, regli olmak, mensturasyon… Hala ne diyeceğimizi bilemiyoruz değil mi şu “ay halleri” için?
Sesimizi kısıyoruz ondan bahsederken; üzülüyoruz, rahatsız oluyoruz, bir türlü sevemiyoruz onu…
Uzun zamandır adet görme ile ay arasındaki bağlantılar üzerinde düşünüyor ve çalışıyorum. Hakkında yazmaya karar verince şöyle bir duraksadım, “ne diyeceğim ben şimdi buna? En uygun tabir hangisi?”
Mesela adet olmak,  Arapça’da düzenli olarak tekrarlanan şey anlamına gelen adat’tan türetilmiş. Adet’in bildiğimiz anlamı yani… Regl olmak tabiri dilimize nasıl yerleşmiş bilmiyorum ama onun da kökeni Fransızca  “düzen” anlamına gelen regle kelimesiymiş. Aybaşı ve ay hali, her ay gerçekleşmesini belirtiyor şüphesiz. Mensturasyon ise, daha çok tıpta kullanılan bir tabir, Latince mens-ay’dan geliyor. Ama dilimizde kullanılanların hiçbirinde, o muhteşem, gizemli gök cismi Ay’a doğrudan bir gönderme yok.
Oysa ki kadınlığın bu en önemli fiziksel olayının ve bu ay hallerine bağlı ruh hali değişikliklerinin Ay’la birebir bağlantılı olabileceği hiç aklınıza geldi mi?

Kadının yoldaşı Ay

Eski kadim zamanların kadınları, bu bağlantının farkındaydı. Ay hallerini takip eden, bitkilerini ayın durumuna göre ekip biçen, tırnaklarını ve saçlarını keserken bile Ay’a bakan kadınlardı onlar. Gece yatağa girmeden önce, o gecenin bir dolunay gecesi olup olmadığını muhakkak bilirlerdi. Yapılacak işleri ayın belirli zamanlarında yapacak şekilde düzenlerlerdi. Ay 28 günlük döngüsünü tamamladığında, onlar da döngülerini tamamlarlar ve her Yeni Ay’da yenilenmiş enerjileriyle yaşantılarına devam ederlerdi.
Ay ışığının miktarına göre hormonlar düzenleniyor, kadının ne zaman yumurtlama dönemine gireceği ve ne zaman adet göreceği de buna göre belirleniyor… Böylece her Yeni Ay’da adet gören kadınlar, Dolunay’da yumurtlama dönemine giriyor, döngülerinin farkında olarak, bu döngülere bağlı enerji değişimlerine hazır olarak…
Biz bugün, ruh halimizdeki değişiklikleri, yükselmeleri ve alçalmaları neredeyse takip edemez halde geldik; her tarafta onlarca uyaran var, başımız ağrısa, o gün o ağrıya sebep olmuş olabilecek onlarca neden var!
Acaba biraz yavaşlasak, kendimizi dinler olsak, farkındalığımızı biraz olsun artırıp şöyle bir baksak kendimize ve Ay’a…
Doğal döngülerimizi fark etsek… Ve doğanın kendisiyle uyumlansak… Nasıl olur?

Kırmızı Çadır’da kadın olmak


Red Moon - Miranda Gray
Konuyla ilgili dünyanın pek çok yerinde çalışmalar yapan birçok kadın var. Miranda Gray onlardan biri. Red Moon (Kırmızı Ay) adlı kitabında, kadınların ay döngüleri ile ilişkilerini güçlendirerek daha güçlü olabileceklerini; bu uyumun manevi yönden tam anlamıyla doyurucu olabileceğini ve gündelik yaşantıyı da daha anlamlı, kolay ve düzenli kılabileceğini söylüyor.
Adet gören kadın eğer Ay ile uyum içerisindeyse Yeni Ay zamanı adet görüyor olacak; bu zamanı dinlenerek, diğer kadınlarla vakit geçirerek, içsel yolculuklar ve meditasyon için zaman ayırarak geçirecek… Red Tent’i duydunuz mu? Hani adet gören kadınların toplumdan uzak kalmak için toplandığı Kırmızı Çadırlar… Çook eskilerde kalmış olabilir ama bugün bu geleneği canlandıran ve her Yeni Ay’da kendi yerel Kırmızı Çadırlarında buluşup vakit geçiren kadınlar var.
Her ay başı bunu yapabilsek, kadın-kadına enerjimizi yenilesek, tabir-i caizse “kurtlarımızı döksek”… Yenilenmiş, tazelenmiş ve güçlenmiş olarak ailemize, işimize, gündelik yaşantımıza geri dönsek...

Kadın-kadına uyumlanmak

Beraber çokça vakit geçiren kadınların adet dönemlerinin zamanla birbirine yaklaştığını, hatta bir zaman sonra hepsinin aynı gün adet gördüğünü hiç duydunuz mu?
Bu bir işaret!
Şimdilik yaşadığım yerde kaç kadınla birlikte bir “ay ile uyumlanma operasyonu” düzenleyebilirim bilmiyorum ama en azından, kendi “ay farkındalığı”mı bulmak için çalışmaya başladım bile.
Konuyla ilgilenen, Kırmızı Çadır ruhunu canlandırmak isteyen varsa lütfen bana yazın. Her ay deneyimlerimizi paylaşabileceğimiz, beraber uyumlanabileceğimiz kadın arkadaşlarımız olsun; hem belki bir Kırmızı Çadır’da buluşuruz da Yeni Ay’da!