30 Mart 2012 Cuma

Doula: Doğum Destekçisi, Gebe Danışmanı

Doula Eğitimine katılmaya karar verdiğimden beri içim kıpır kıpır. Öğreneceklerimi, deneyimleyeceklerimi düşündükçe daha da heyecanlanır oluyorum. Bugüne kadar ilgi duyduğum, hakkında okuduğum ve okumaya devam ettiğim her konuya farklı bir gözle de bakabilmeye başlıyorum. Bu süreci kısaca şöyle özetliyorum: "Doula oluyorum, doluyorum!"

Ama bu girizgah boyunca adlandıramadıklarım kadar, anlatamadıklarım da beni biraz rahatsız ediyor. En çok da "Ne var ne yok, n'apıyorsun?" diye soranlara "N'apayım, Doula oluyorum" dediğimde "Ne, ne oluyorsun?" deniyor, o zaman biraz afallıyorum. Basitçe açıklamak istemiyorum, detaylarla sıkmak da istemiyorum. Ama sahiden, doulalığı nasıl tanımlıyorum?



Gebeye Hizmet Etmek
Doula (dula şeklinde telaffuz ediliyor), Antik Yunan'da "hizmet eden kadın" anlamına gelen bir kelime aslında. Günümüzde hamilelere destek sağlayan yardımcılar anlamında kullanılıyor. Doğum Koçu da deniyor doulalara, doğum destekçisi de. Ama sanırım tanımlarken kullanmayı en sevdiğim tabir "gebe danışmanı".
Hamilelik süresince, doğum sırasında ve hatta lohusalık sürecinde annenin yanında olan, deneyim ve eğitimi sayesinde müstakbel annenin istediği, beklediği şekilde doğum yapabilmesine yardımcı olan kadın Doula. Peki bunu nasıl yapıyor? Her kadın doğuştan, bebek doğurabilme yeteneği ile dünyaya gelmişken, bir doulanın bu süreçte ne gibi artıları olabiliyor?
Doula-anne ilişkisinde belirleyici olan faktörler var. Bir doula, anne ile ilk karşılaşmasında, ona ilk olarak "nasıl bir doğum beklediğini ve istediğini" soruyor ve bu cevap, en belirleyici etken olarak ilişkinin devamını sağlıyor. İlişki süresince doula, anneye şu aşamalarda yardımcı oluyor:



1. Doğru kararı vermek: Gebe nasıl bir doğum isterse istesin, doula ona seçeneklerini anlatıyor, doğru kararı vermek isteyen anneye yol gösteriyor. Seçeneklerinin tamamının farkında olan gebe, daha bilinçli bir şekilde karar vermiş oluyor.


2. Gebelikle yeniden barışmak: Müstakbel annenin verdiği karar doğrultusunda doula, onu istediği şekilde doğum yapabilmesi için hazırlıyor. Doula'nın aldığı nefes terapileri, aromaterapi, egzersiz ve masaj eğitimleri bu süreçte anneyi rahatlatıyor, bilmediği bir şekle girmiş olan vücudunu yeniden keşfetmesini sağlıyor.

3. Özgüven tazeleme: Vücudunun ve gebeliğin gelişiminin fiziksel, duygusal ve spiritüel olarak yeniden farkına varan gebe, endişelerinden uzaklaşıyor ve keyifli bir hamilelik ve doğum için kendi kendini yönlendirebilecek şekilde rahatlıyor.

4. Sosyal destek: Büyük Gün geldiğinde güvenilir bir yardımcının varlığı yalnızca anneye değil, babaya ve bebeciği bekleyen diğer yakınlara da huzur veriyor. Günümüz koşullarında ne yazık ki her doktorun bütün soruları cevaplamaya vakti ve enerjisi olmayabilir, bir doula elbette medikal olarak bir doktorun bilgisine ve eğitimine sahip değildir ancak hamilelik ve doğum ile ilgili eğitimini ve deneyimini paylaşmaya hazırdır, soruların cevaplanmasına yardımcı olmak için vardır.

5. Ben olsaydım ne yapardım?: Hayatının en özel deneyimine odaklanmış anne ve babanın o anda ilgilenmek isteyecekleri son şey hastane prosedürleridir. Bir doula bu konuda da oldukça yardımcıdır, hastanelerde ne olması-ne olmaması gerektiği konusuna hakimdir, hukuki hakların farkındadır ve anne-babayı bu konuda yönlendirebilir. 
Konuya hakim olmayan, duygusal açıdan güvende olabilmek için teslim olma ihtiyacı hisseden anne, doğumda etken değil, edilgen olarak yer alabiliyor maalesef.
Bir doula, annenin kendi doğumunda bütünüyle aktif olabilmesi için onun yanında oluyor.

6. Doğum Arkadaşı: Yapılan araştırmalar, doğum sürecinde başka bir kadının yalnızca varlığının bile, doğumun daha kolay ve sağlıklı geçmesine yardımcı olabildiğini gösteriyor.
Anneye ihtiyacı olan fiziksel ve duygusal desteği vermeye hazır ve sadece bunun için orada olan bir kadın olarak doula'nın varlığı,
*doğum sancılarının daha kısa ve sorunsuz bir şekilde atlatılmasına yardımcı oluyor
*kişinin doğum ile ilgili negatif duygularını ve düşüncelerini azaltıyor/yok ediyor
*suni sancı, forseps, vakum ve sezaryen gerekliliğini çok büyük oranda azaltıyor.
*annenin ağrı kesici ya da epidural ihtiyacını azaltıyor.
Ayrıca araştırmalar destek alan anne ve babaların,
*daha güvende ve ilgilenilmiş hissettiklerini
*yeni aile düzenlerine daha kolay uyum sağladıklarını
*emzirme sürecinde daha başarılı olduklarını
*kendilerine daha çok güvendiklerini
*doğum sonrası depresyonunu yaşamadıklarını ya da çok daha kolay atlattıklarını da gösteriyor.(1)
Kısacası doula, hamilelikten sonra "keşke" dememesi için elinden geleni ardına koymayarak gebeye hizmet ediyor.

Gebeye Hizmet, Doğaya Hizmet
Çok sevdiğim bir ablam, (Hülya Abla, kulakların çınlasın:) ilk doğumunu anlatırken onu heyecanla dinlemiştim. "Henüz 17 yaşındaydım" diyor, "korkmuyordum, kendime güveniyordum ama bilgisizlik işte, insan tedirgin oluyor."

Sancıları sıklaştığında yanında ebesi varmış. "O kadar kesin ve güven dolu bir ifadeyle yapabilirsin diyordu ki bana. Yapabileceğimi biliyordum. O sadece bana gösteriyordu. Ama hala, bugün bile, onu karanlıkta bir ışık gibi hatırlarım..."

Keşke bugün her kadının doğumunda böyle güzel bir ebeyle karşılaşma, özel olarak ilgilenilme şansı olsa. Ancak mevcut sağlık sistemi yüzünden bu ne yazık ki her zaman mümkün olamayabiliyor. Bu boşluğu dolduran doulaların, anneye ve anneliğe hizmet ederken aynı zamanda doğaya da hizmet ettiğini düşünüyorum. Günümüz şartlarında doğadan ve kendi doğasından uzaklaşmaya mecbur bırakılmış kadın ile Doğa Anne arasında bir köprü gibi doula. Aslında işi bundan ibaret. Annenin potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı olmak.

Elimden geldiği kadar doulalığı tanımlamaya çalıştım. Yolculuğum boyunca da tanımlamam devam edecek aslında, hep beraber öğreneceğiz yeniden...

Yararlanılan Kaynaklar:
Özge Dündar Taşkın'ın Doula desteği için 10 neden yazısına da göz atmayı unutmayın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder